Şifanur
Gülistan
Üç Mescid
ANASAYFA FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ANKETLER ARŞİV İLETİŞİM PAYLAŞIM

BİR AYET - BİR HADİS

BİR AYET 

Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Siz içinizdekileri açığa vursanız da gizli tutsanız da Allah onunla sizi hesaba çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine de azab eder. Allah her şeye kadirdir.(Bakara Suresi - 284)

   BİR HADİS

"Evimle minberimin arası, Cennet bahçelerinden bir bahçedir ve minberim havzımın üzerindedir." (bk. Buhârî, Fadlı Salati Mescidi Mekke, 5; Müslim, Hac, 92; Müsned, 2/36, 236, 450, 534; 4/41)

 
Tarçının Faydaları

Tarçının Faydaları

08 - Aralık - 2010, 23:50

Tarçın ferahlık verir ve iştah açar...

TARÇIN: Asya kökenli yaprak dökmeyen, hoş kokulu bir ağacın kabuklarından elde edilen bir baharattır.




Tarçının Faydaları: Tarçın ferahlık verir ve iştah açar. El ve ayaklardaki titremeleri ve damar tıkanıklığını önler. Mide rahatsızlıklarına ve karın ağrılarına iyi gelir. Bağırsak kurtlarının dökülmesine ve bağırsak iltihaplarının iyileşmesine yardımcı olur. Cinsel isteği arttırır. Gaz söktürücüdür. Kötü kokuları, öksürüğü ve ishali keser. Vücut direncini arttırır. Soğuk algınlığı ve nezleye karşı yararlıdır. Kan Şekerini dengeleyen Tarçın, şeker hastaları için çok faydalıdır.

Tarçın Nasıl Kullanılır? Yemeklerde ve tatlılarda lezzet ve koku vermesi için kullanılır. Tarçın özellikle sütlü tatlılarda kullanılırsa sütteki zararlı bakterileri yok eder. Bal ve limonla karıştırılıp yenirse boğaz yanmasına iyi gelir. Tarçın esansı gıda ve parfümeri sektöründe koku verici olarak kullanılır
 
Günde yarım çay kaşığı tarçın alan kişilerin kan şekerleri seviyelerinin daha iyi olduğu görülmüş.

Tarçın; yumurtalı ekmeğin üstüne, elmalı turtanın ve yulaf ezmesinin içine çok yakışır. Ve kan şekerinize de iyi gelebilir. Yapılan bir araştırmada, bir aydan biraz daha fazla süre boyunca günde yarım çay kaşığı tarçın alan kişilerin kan şekerleri seviyelerinin daha iyi olduğu görülmüş.



MİKROPLARI ÖLDÜRÜR
Tarçın, muhteşem bir antioksidan ve güçlü bir mikrop öldürücü olarak bilinir. Ayrıca, tam olarak kanıtlanamasa da bu baharatın içindeki bir özün; vücudun glikozu kullanmasına yardımcı olacak insülin reseptörüne dönüştüğü gibi bir sonuç ortaya çıktı. Bu çok iyi bir gelişme çünkü kan akımınızda fazla glikoz olması organlarınızı zorlar ve diyabeti işaret edebilir. Eğer kan şekerinizi yeni ölçtürdüyseniz, biraz tarçın yiyin ve sonra (tabii hemen sonra değil) kan şekeri seviyenizi nasıl etkilediğini görmek için yeni bir ölçüm daha yaptırın. Daha sonra tarçınla birlikte şekersiz bir şeyler yiyin ve iki saat sonra kan şekerinizi ölçtürün. Bunu üç gün üst üste tekrarlayın. Ardından bir üç gün daha, tarçın kullanmadan aynı şeyleri yiyerek ve aynı şeyleri yaparak ölçüm yaptırın. BİZ size, günde yarım çay kaşığı tarçın yemenizi öneririz. Tarçını, şu şekillerde tüketebilirsiniz:

YARIM ÇAY KAŞIĞI...
* Elma ve haşlanmış armut dilimlerinin üstüne serpin.
* Hindistan mutfağının tatlarını elde etmek için yemeklerinize ekleyebilirsiniz.
* Bir tarçın çubuğunu çayınıza, sıcak çikolatanıza veya sıcak soya sütünüze koyun...
* Keklerin ve tam tahıl ekmeğinden yapılmış tostların üzerine bol bol serpin.
* Sabah kahvaltısında yediğiniz yulaf ezmesine ya da meyve suyuna da rahatlıkla ekleyebilirsiniz...
* Masada tuz ve karabiberliğin yanına bir de tarçın kabı koyun ve bunu, tuz gibi yemeklerinize ekleyin...

Son zamanlarda yoga yapmak, 'American Idol'ün yıldızlarından daha çok seviliyor. Bunun birçok iyi yanı var çünkü yoga; vücudunuzdaki üç kesişme bölgesini rahatlatıyor ve beden için çok faydalı.

ÇOK İYİ HİSSETTİRİYOR
Yani, yoga esnasında vücudunuzu kıvırıp, bükmenin karşılığında birçok ödül alıyorsunuz... Kanınızdaki 'kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan' serotinin, dopamin ve endorfin seviyesi yoga sayesinde artıyor. Serotonin; kendinizi mutlu ve neşeli hissetmenizi sağlayan bir hormon... Dopamin; beyindeki zevk alma bölgesini harekete geçiren bir beyin kimyasalı ve endorfin de kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan bir uyuşturucuya benzer. Sadece bir yoga dersinde bu üçünü birden elde edebilirsiniz!

KİLO BİLE VERDİRİYOR
Tarihi çok eskilere dayanan bu egzersiz, orta yaşlıların kilo almaktan dolayı bozulan morallerini de yerine getirir. Bir araştırma, dört yıl boyunca yoga yapan 45-55 yaşlarındaki insanların, bu sayede kilolarını koruduklarını gösteriyor. (Ya da yaştan ötürü aldıkları kiloları verdiklerini...) Bu yüzden SİZ'e her sabah, güne iyi başlamak için birkaç dakika yoga tavsiye ediyoruz. Hem sabah seksi kadar hoştur, hem de kendinizi sabah seksinden daha iyi hissetmenizi sağlar...

Mantara benzeyen minik muffin kekler; bel bölgenizdeki yağlara sebep olmadığı sürece sanıldığı kadar kötü değildir. Özellikle magnezyum açısından çok zengin olan yulaf özlü çeşidi, safra kesesi taşlarının oluşma riskini azaltır.

* Bir muffin ortalama 50 ila 90 mg magnezyum içerir. Yeterli miktarda magnezyum almazsanız; iyi kolesterol seviyeniz düşer ve kötü kolesterole bağlı safra kesesi taşları oluşur.

* Safra kesesi taşları için en büyük risk faktörü ise bel bölgesindeki ağrının yanı sıra alınan fazla kilolardır. Bu yüzden fazla miktarda yağ içeren hazır kekler yerine yulaflı minik keklerinizi kendiniz pişirin.

* Bir porsiyon ıspanak 156 mg magnezyum içerir. Aynı porsiyondaki yulaf ezmesinde ise 60 mg magnezyum vardır.

* Tüm tahıllı gıdalar magnezyumla doludur. Dörtte üç bardak kahverengi pirinç, 63 mg magnezyum içerir.

İdeal kilonuzda olmak harikadır ancak bu, sizin ideal sağlığınıza sahip olduğunuzu göstermez. Taşıdığınız az miktarda yağın, vücudunuzun neresinde olduğu; büyük farklılıklara neden olabilir. Eğer 'omental yağ' dokusuna (iç organlar arasında bulunan yağlar) sahipseniz; kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon ve diyabete yakalanma olasılığını artıran 'metabolik sendrom' riskine sahipsiniz demektir. Kilonuz ideal bile olsa, vücudunuzda 'omental yağ' varsa bu risk söz konusudur. Bel bölgenizde ne kadar çok yağ varsa bu; obezite tehlikesi, kalp hastalıkları ve metabolik sendrom riski demektir.

* Vücudunuzdaki yağı azaltmak için her gün 30 dakika yürüyün, haftada üç gün ağırlık kaldırın ve doğru beslenin. Her öğünden önce 6 adet ceviz yiyebilirsiniz.

* Ayrıca doymuş yağlardan, trans yağlardan, şeker, şurup ve yüzde yüz tahıllı olmayan gıdalardan uzak durun. Bir kere başladığınızda işin tahmin ettiğinizden çok daha kolay olduğunu göreceksiniz.
 
Ağız kokusu için tarçın

Ramazan'la birlikte birçok kişi için ağız kokusu, önemli bir sağlık sorunu oluyor. Sahurdan sonra dişleri fırçalamadan yatmanın ağız kokusunun tek nedeni olmadığını açıklayan Özel Hizmet Hastanesi'nden diş hekimi Doğan Kontacı şöyle devam etti:


"Nefeste oluşan kötü koku büyük oranda ağız içi kaynaklıdır. Ağız içi bir enfeksiyon, ilerlemiş bir dişeti hastalığı ya da sadece ağız içinde birkaç saatten fazla kalmış gıda artıklarına yerleşen bakteriler kokuya sebep olur." İçecek ve uygun yiyeceklerinizde tarçın kullanarak ağız kokusunun önüne geçilebileceğini belirten Diş Hekimi Kontacı, "Tarçın ağız içi bakterilerle mücadelede önemli bir silahtır. Eğer varsa tarçınlı şekersiz sakızlar da uygun bir öneri olabilir" dedi.
 
Tarçın kan şekerini düşürüyor

Tatlı ve kurabiyelere ilave edilen tarçın, özellikle diyabet hastaları için öneriliyor. Uzmanlara göre tarçın kabukları, kan şekeri ve kolesterolün düşürülmesinde etkili oluyor.



Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada tarçının, Tip-2 diyabet hastalarında kan şekerinin düşürülmesi, mide ve bağırsak rahatsızlıkları, iştah kaybı, sindirim yetersizliği, spazmlar, gaz ve şişkinlik hissini gidermede yararlı olan tarçının bakteri ve mikomantarlar üzerinde de etkili olduğunu vurguluyor.

Özellikle tatlı ürünlerde kullanılan tarçının dört bin yıl önceki eski Çin yazıtlarında da baharat olarak kullanılışına rastlandığını belirten Prof. Yeşilada, şu bilgileri veriyor:

“Piyasada iki tip tarçın kabuğu bulunuyor, Çin ve Seylan tarçını. İkisini de görüntüsünden ayırt etmek mümkündür. Çin tarçını (Cinnamomum cassia), kalın kabuk görüntüsüne sahip iken Seylan tarçını kurutulmadan önce dıştaki mantar tabakası ve altındaki tabaka (parenkima) soyulduğu için sert kıvrılmış ve içiçe geçmiş ince çubuklar halindedir. Her ikisine de aromasını veren, uçucu yağında bulunan ‘sinnamil aldehit’tir. Ancak baharat olarak makbul olan Seylan tarçınıdır (Cinnamomum zeylanici) ve bu tarçının uçucu yağında bulunan az miktardaki öjenol nedeniyle kokusu daha güzeldir. Çin tarçını, seylan tarçınından biraz farklı bir uçucu yağ bileşimine sahip olduğundan, daha güzel aromaya sahip olan Seylan tarçını gıda ürünlerinde tercih edilmektedir. Ancak kan şekeri üzerinde bir etki beklendiğinde Çin tarçını tercih edilmelidir. Diğer taraftan, Seylan tarçını uçucu bileşenlerinin mikroorganizmalar üzerinde etkisi nedeniyle soğuk algınlığında çay olarak içilmesi ya da yoğun derişimli çayının (yüzde 5-10) gargara olarak uygulanması yararlı olabilir.

KAN ŞEKERİNİ VE KOLESTEROLÜ DÜŞÜRÜYOR
2007 yılında tarçının uçucu yağında (kokulu kısmı) bulunan temel bileşen sinnamil aldehit üzerine yürütülen deneysel çalışma da farelere 45 gün süresince bu maddenin uygulanması ile normal farelerde kan şekeri ve trigliserit değerleri üzerinde herhangi bir belirgin etki gözlenmezken, diyabetli farelerde 45 gün sonunda kan şekerinde yüzde 70 kadar düşme sağlanmıştır. Bu değer, şeker ilacı verilen deney hayvanlarının kan şekerinde sağlanan düşmeye yakın bir miktar ve tabii daha önemlisi, bu süreç içerisinde de herhangi bir deneysel toksisite bulgusu tespit edilmemiştir. Diğer önemli bulgu ise, diyabetlilerde kan kolesterol, trigliserit seviyelerinde sağlanan belirgin derecede azalmanın yanı sıra, iyi kolesterol (HDL) düzeyinin yükselmesidir.”

Araştırmalarda tarçının Tip-2 diyabet hastalarında kan şekerinin düşürülmesinde etkili olduğunun anlaşıldığını belirten Prof. Dr. Erdem Yeşilada, Tip-1 diyabet hastalarında dikkate değer bir yarar beklemenin yanlış olacağını, bu nedenle hasta grubunun dikkatle seçilmesi gerektiğini belirtiyor.

Yeşilada, kullanılacak miktarın önemine dikkat çekerek, “Tarçının kullanım süresi de son derece önemli. Günde 5-6 gram kullanmak yeterlidir. Eğer hemoglobin A1c değeri takip edilecekse en az 5-6 aylık bir uygulama süresi gerekir” diye konuşuyor.

AŞIRI SU İÇİP SIK YEMEYE BAŞLADIYSANIZ DİKKAT!
Diyabet; pankreastan salgılanan insülin hormonunun azlığı, yetersizliği ya da etkinliğinin azalması sonucu ortaya çıkan ve kan şekerinin yüksekliği ile seyreden bir hastalık. En sık görülen belirtileri; gün içerisinde aşırı susama ve çok su içme, sık idrara çıkma, kilo kaybı, çok yemek yeme, ağız kuruluğu gibi durumlardır. Bunlara ek olarak; bulanık görme, kaşıntı ve cilt enfeksiyonları, yara iyileşmesinin gecikmesi, halsizlik, terleme, yorgunluk, kuru ve kaşıntılı cilt, sık geçirilen enfeksiyonlar, cinsel sorunlar, ellerde ve ayaklarda uyuşma ve karıncalanma, ağız kuruluğu gibi belirtiler de görülebilir. Tip 1 diyabetin belirtileri daha erken yaşlarda ortaya çıkabilir, ancak ileri yaşlarda başlayan Tip 1 şeker hastalığı da vardır. Tip II diyabet artık çocukluk yaşlarında da görülebilmektedir.
 

Bu haber 1951 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

..T..

Mini Bir Mucize"Trabzon Hurması"

Mini Bir Mucize ...meyvenin suyu ise hipertansiyon tedavisinde yararlı olmaktadır...

Böbrek taşlarını eriten bitki

Böbrek taşlarını eriten bitki Latince ismi : Rescus aculeatus Zambakgiller (Ruscaceae)

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Web Sitemizi Beğendiniz mi?





Tüm Anketler

NAMAZ VAKTİ

Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.© 2010 www.sifanur.com