Şifanur
Gülistan
Üç Mescid
ANASAYFA FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ANKETLER ARŞİV İLETİŞİM PAYLAŞIM

BİR AYET - BİR HADİS

BİR AYET 

Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Siz içinizdekileri açığa vursanız da gizli tutsanız da Allah onunla sizi hesaba çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine de azab eder. Allah her şeye kadirdir.(Bakara Suresi - 284)

   BİR HADİS

"Evimle minberimin arası, Cennet bahçelerinden bir bahçedir ve minberim havzımın üzerindedir." (bk. Buhârî, Fadlı Salati Mescidi Mekke, 5; Müslim, Hac, 92; Müsned, 2/36, 236, 450, 534; 4/41)

 
Kuran-ı Kerim'de Peygamber Efendimize (sav)İmanı Emir Ve Tarif Eden Ayetler

Kuran-ı Kerim'de Peygamber Efendimize (sav)İmanı Emir Ve Tarif Eden Ayetler

28 - Aralık - 2010, 00:23

And olsun, içinizden size öyle bir peygamber geldi ki

   KUR’AN-I KERİM’DE PEYGAMBER EFENDİMİZ SALLALLAHU         ALEYHİ VE SELLEM’E İMANI  EMİR VE TARİF EDEN  AYETLER        

 

           1- Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Mü’minler İçin Allah’ın Büyük Bir Lütfu Olduğunu İfade Eden Ayetler;            

           “And olsun ki, Allah mü’minlere büyük bir lütufta bulundu; zira daha önce açık bir sapıklık içinde bulunuyorlarken onlara , kendi içlerinden, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderdi.”[1]

          

           And olsun, içinizden size öyle bir peygamber geldi ki, sıkıntıya uğramanız Ona ağır gelir, size düşkün, mü’minlere şefkatlidir, merhametlidir. Eğer yüz çevirirlerse de ki; “Allah bana yeter, O’ndan başka ilah yoktur. O’na dayandım, O, büyük arş’ın sahibidir.”[2]

 

           “O münafıklardan öyleleri  de vardır ki, Peygamber’i incitirler ve ; “O (her söylediğimizi dinleyen) bir kulaktır.” Derler. De ki; “(O) sizin için bir hayır kulağıdır. Allah’a iman eder, mü’minlere güvenir, sizden iman edenler için ise bir rahmettir.”  Allah’ın Rasulünü incitenler yok mu, onlar için pek elemli bir azab vardır.”[3]

 

           “(Ey Rasulüm!) Biz seni ancak alemlere bir rahmet olarak gönderdik.”[4]

 

           “Hem (o peygamber) onlardan (Arablardan) başkalarına (da bütün cin ve insanlara peygamber olarak gönderilmiştir) ki, (onlar) henüz kendilerine kavuşmamışlardır. O Azizdir, Hakimdir. Bu (peygamberlik) Allah’ın ihsanıdır. Onu dilediğine verir. Çünkü Allah pek büyük bir lütuf sahibidir.”[5]

 

           Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki;

    

           “Bana beş şey verildi ki, benden önce onlar hiçbir kimseye verilmemiştir. Bütün peygamberler sadece ve yalnız kendi kavimlerine gönderildi. Ben ise kırmızı , siyah her türlü ırk ve millete gönderildim. Benden önce ganimetler kimseye helal olmadı, bana ise helal kılındı. Yeryüzü tertemiz ve mescid kılındı. Namaz vakti nerede gelirse, kişi namazını orada kılar. Bir aylık mesafedeki düşmanın kalbine korku konmak suretiyle (Allah tarafından) yardım edilmiştir. Bana şefaat etme salahiyeti verilmiştir.”[6]

 

           2-Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e İmanın Farz Olduğunu İfade Eden Ayetler;

           “Ey İman edenler! Allah’a, Rasulüne ve peygamberine indirdiği Kitab’a ve daha önce indirdiği kitap(lar)a  iman(da sebat) edin! Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse, o takdirde doğrusu (haktan) uzak bir dalalet ile sapmış olur.”[7]

 

           “Şüphesiz ki (Musa’ya) iman edip sonra (buzağıya tapmak suretiyle) inkar eden(Yahudi)ler, sonra (tevbe ederek Musa’ya tekrar) inanıp, tekrar (İncil’i ve İsa’yı) inkar eden (hristiyanlar) sonra da (Hz. Peygamber’i inkar edip) inkarında aşırı gidenler yok mu, (bu inkarlarında devam ettikleri müddetçe) Allah onları ne bağışlayacak, ne de doğru yola iletecektir.”[8]

 

           “Allah’a ve Rasulüne sadık kaldıkları takdirde, zayıflara da, hastalara da sarf edecek bir şey bulamayanlara da (cihaddan geri kalmalarından dolayı) bir günah yoktur.”[9]

 

           “Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah’a ve Rasulüne iman etmişlerdir, ictimai bir iş için Onunla beraber bulundukları zaman ondan izin almadan gitmezler…”[10]

 

           “(Ey Habibim!) De ki; “Ey insanlar! Muhakkak ki ben, sizin hepinize göklerin ve yerin mülkü kendisinin olan Allah’ın peygamberiyim. O’ndan başka ilah yoktur. O hayat verir ve O öldürür. Öyleyse Allah’a ve O’nun ümmi peygamber olan rasulüne iman edin; O ki, Allah’a ve O’nun kelimelerine (kitaplarına) iman eder, Ona tabi olun ki, hidayete eresiniz.”[11]

 

           “Şüphesiz ki Biz seni, bir şahid, bir müjdeleyici ve bir korkutucu olarak gönderdik. Ta ki Allah’a ve Rasulüne iman edesiniz ve Ona (dinine ve peygamberine) yardım edesiniz…”[12]

 

           “Halbuki kim Allah’a ve Rasulüne iman etmezse, hiç şüphesiz ki Biz, o kafirler için alevli bir ateş hazırlamışızdır.”[13]

 

           “Mü’minler ancak o kimselerdir ki, Allah’a ve Rasulüne iman ederler, sonra şüpheye düşmezler…”[14]

 

           “O halde Allah’a , Rasulü’ne ve indirdiğimiz o nur’a iman edin!..”[15]

 

           “Onlar için ister mağfiret dile, ister mağfiret dileme (fark etmez). Eğer onlar için yetmiş defa da istiğfar etsen, Allah onları asla bağışlamayacaktır. Bu şüphesiz ki onların, Allah’ı ve Rasulünü inkar etmeleri sebebiyledir…”[16]

 

           Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem’e iman; O’nun sadece bir peygamber olduğuna inanmanın ötesinde bir anlam ifade eder. Bu da; Onun Allah’tan alıp bize bildirdiklerinin bütününü, Onun her bakımdan örnek alınmasını ve Ona itaati de gerektirir.

 

           Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e imanın farz olduğunu ifade eden hadis-i şeriflere gelince, bunlardan birkaçı şöyledir;

 

           Ebu Hüreyre radıyallahu anh, merfuan rivayet ediyor;

           “İnsanlarla Allah’tan başka ilah olmadığına şehadet edinceye, Bana ve getirdiğim hükümlere iman edinceye kadar savaşmakla emrolundum…”[17]

 

           “Muhammed’in(sallallahu aleyhi ve sellem) ruhu, kudreti ile yaşayan Allah’a yemin olsun ki, şu Yahudi ve Hristiyanlardan, beni işitip de haberdar olan, sonra beraber gönderilmiş olduğum hükümlere inanmadığı halde ölen bir kimse yoktur ki ateş ehlinden olmasın!”[18]

 

           “Kul kabire konulup yakınları kabrin başından ayrıldıklarında ayaklarının sesini işitir. Ona iki melek gelir ve konuşturur; “Muhammed hakkında ne diyorsun?” derler…sonra kafir ve münafığa gelirler…kafir der ki; “Bilmiyorum, halkın söylediğini söylüyordum.” Sonra demir balyozlarla ensesine vurulur. Bir çığlık atar ki onu insan ve cinlerden başka her şey işitir.”[19]

 

           “İslam beş (temel) üzerine bina edilmiştir; Allah’tan başka ma’bud olmadığına ve Muhammed’in O’nun kulu ve Rasulü olduğuna şehadet, namazı dosdoğru kılmak, hak sahiblerine zekatı vermek, Beyt’i haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.”[20]

 

           Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e imanı emreden birçok ayet varken, bunun aksini iddia edenler Bakara suresindeki şu ayeti delil gösteriyorlar;

 

           “Şüphesiz ki, (zahiren) iman edenler, Yahudi olanlar, hristiyanlar ve sabiilerden, kim Allah’a ve ahiret gününe iman edip Salih bir amel işleyenlerin  Rableri katında mükafatları vardır. Onlara korku yoktur ve mahzun da olmazlar.”[21]

 

           Halbuki ayetin nüzul sebebi şöyledir; “Selman radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına gelince, kendi halkının ibadetlerinden ve dini yorumlarından haber vermeye başladı. Dedi ki; “Ey Allah’ın Rasulü! Onlar namaz kılıyor, oruç tutuyor, sana iman ediyor ve senin peygamber olarak gönderileceğine iman ediyorlardı.” Selman radıyallahu anh, onları övmeyi bitirince Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Ey Selman! Onlar cehennem ehlidirler.” Buyurdu. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu.[22] 

 

           İbni Abbas radıyallahu anhuma’nın tefsiri; “Bundan murad, peygamber sallallahu aleyhi ve sellem gönderilmezden evvel, Yahudilik ve hristiyanlığın batıl itikadlarından beri olarak Hz. İsa aleyhisselam’a inanmış olan kimselerdir. Mesela; Kuss Bin Saide, Rahib Bahira, Habibun Neccar, Zeyd Bin Amr Bin Nüfeyl, Varaka Bin Nevfel, Selman-ı Farisi, Ebu Zerr elGıfari ve Necaşi’nin heyetindeki kimseler gibi… Buna göre sanki Hak Teala şöyle demektedir; “Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) gönderilmezden önce Yahudilerin batıl dini üzere ve hristiyanların batıl dini üzere olanlardan, Hz. Muhammed peygamber olarak gönderildikten sonra Allah’a, ahiret gününe ve Hz. Peygambere iman eden herkes için Rableri katında mükafat vardır.”[23] 

 

           Bu ayetin nüzulünden sonra Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki; “Kim beni duymadan İsa’nın dini üzere, İslam üzere ölürse o, hayır üzeredir. Ama her kim bugün beni duyduğu halde bana iman etmezse şüphesiz ki o helak olmuştur.”[24]

 

           Kur’an, Kitap ehli olanlardan Tevrat ve İncil’de yazılı buldukları elçiye tabi olanları över, onlar için ve bütün insanlar için kurtuluş yolunun ancak Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e iman ve ittiba etmek olduğunu belirtir.(bkz.: A’raf ; 157-158 yukarıda geçti.) Ayrıca Ehl-i Kitap olanların Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e iman ettikleri takdirde rahmetten iki kat nasib alacakları belirtilir;

 

           “(Ey geçmiş peygamberlere) iman edenler! Allah’tan korkun ve Rasulüne iman edin ki, size rahmetinden iki kat nasib versin ve sizin için bir nur kılsın ki onunla (doğru yolu bulup) yürürsünüz. Günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah, Gafurdur, Rahimdir.”[25]

 

           Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e uymayanlar sadece heveslerine uymuş olurlar ki, onlar şu tehdide muhatapdırlar;

 

           “Allah’tan bir yol gösterici olmaksızın kendi hevesine uyandan daha sapık kim olabilir.”[26]

 

           Ehli Kitab’ın Peygamber Efendimiz’e iman etmedikleri takdirde akibeti cehennemde sonsuza kadar kalmaktır;

 

           “Kitab ehlinden ve müşriklerden kafir olanlar, kendilerine apaçık bir hüccet gelinceye kadar (bulundukları dinden) ayrılacak değillerdi. (istedikleri bu delil) Allah tarafından gönderilmiş bir peygamberdir ki (onlara) temiz kılınmış sahifeleri (Kur’an’ı) okur. Onda dosdoğru yazılar (hükümler) vardır. Böyleyken o kitap verilenler, ancak kendilerine o apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştü. Halbuki ancak dinde ihlaslı olmaları, hakka yönelmişler olarak O’nun (rızası) için yalnız Allah’a kulluk etmeleri, namazı hakkıyla eda etmeleri ve zekat vermeleri emrolunmuştu. İşte bu ise doğru dindir. Şüphesiz ki, kitap ehlinden ve müşriklerden inkar edenler cehennem ateşindedirler. Orada ebedi kalacaklardır. İşte mahlukatın en şerlileri onlardır.”[27]

 

           3- Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i İnsanlara En İdeal Bir Örnek Olarak Gösteren Ayetler;

 

           “Andolsun, Allah ve Rasulünde sizin için – Allah’ı ve ahireti arzu eden ve Allah’ı çok zikreden kimseler için - (uyulacak ) en güzel bir örnek vardır.”[28]

 

           Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Rabbinden kendisine vahyolunana uymakla emrolunmuştur.[29] Dolayısıyla, O’na uyanlar hakka uymuş ve hakkı uygulamış olurlar. Çünkü onun uyulacak en güzel ve yegane örnek olduğu gerçeği yine Kur’an’ın bir emri, bir tavsiyesidir. Bu ayette “şu veya bu konuda örnektir” diye bir kayıt koyulmamış olması, onun peygamberliği ile ilgili her konuda insanlar için örnek alınması gereken bir rehber olduğunu göstermektedir.

 

           Bu örnek oluş, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in bütün tavır ve davranışlarını, hareketlerini kapsayıcı bir özellik taşır. Bu örneklik; ümmet için din işlerinden sayılan hususlarda vacib, dünya işlerinden sayılan hususlarda müstehablık ifade eder.[30]

 

           İbni Abbas radıyallahu anhuma der ki; “Nebi sallallahu aleyhi ve sellem bir şeye çağırıyor, nefs de bir şeye çağırıyorsa, mutlaka Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’e itaat edilmelidir. Zira nefs, helake, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ise kurtuluşa davet eder.”[31]

 

           Diğer bir ayette de şöyle buyrulur; “Nun. Kaleme ve yazdıklarına andolsun, sen Rabbinin nimetiyle mecnun değilsin, senin için kesintisiz bir mükafat vardır. Ve sen büyük bir ahlak üzeresin.”[32]

 

           4- Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e Kur’an’ın Dışında da Vahiy Geldiğine İşaret Eden Ayetler;

 

           “Allah sana Kitab’ı ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah’ın sana olan lütfu cidden büyük olmuştur.”[33]

 

           “Nitekim kendi içinizden size ayetlerimizi okuyan, sizi (kötü inanç, fikir, söz ve fiillerden) arındıran, size Kitap ve hikmeti ve bilmediklerinizi öğreten bir peygamber gönderdik.”[34]

 

           “Hakikaten Allah mü’minlere lütufta bulunmuştur. Çünkü onlara içlerinden bir peygamber gönderdi, onlara (Allah’ın) ayetlerini okuyor, onları (günahlardan) temizliyor ve onlara Kitab’ı ve hikmeti öğretiyor…”[35]

 

           “Hem evlerinizde Allah’ın ayetlerinden ve hikmetten (size) okunanları düşünün!..”[36]  

 

           Allah Teala’nın Kur’an’da Rasulüne ve Müslümanlara öğrettiğini, yine onlara indirdiğini ifade ettiği “hikmet”; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sünnetidir. Zira Allah’ın kitabında ifade ettiği “Kitap”; Kur’an’dır. Kitabın peşine de hemen hikmeti zikretmiştir. “Hikmet” i sünnetten başka bir şeye hamletmek caiz değildir.[37] 

 

           Evzai, Hassan Bin Atiyye’nin şöyle dediğini nakleder; “Cibril, Kur’an’ı indirdiği gibi sünneti de peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e indiriyordu.”[38]

 

           “O hevasından konuşmaz, O kendisine vahyedilen vahiyden başka bir şey değildir.”[39]

 

           Ayette peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in asla hevasından konuşmayacağı genel ifadesinden sonra yine genel bir hüküm ile Onun konuştuklarının vahiyden ibaret olduğu belirtilmiştir. Buna bağlı olarak ayette özellikle ; “nutk = konuşma” fiilinin seçilmiş olması ve bu gibi makamlarda genellikle kullanılan “tilavet = okuma” ve “kıraet = okuma” fiillerinin tercih edilmemiş olması da dikkat çekicidir. Eğer burada sadece Kur’an kasdedilmiş olsaydı bu fiillerden biri kullanılabilirdi.[40]

 

           Ebul Beka bu ayet hakkında der ki; “Kur’an ve Hadis, Necm suresi 3-4. ayetleri deliliyle Allah’tan inen bir vahiy olarak insanlığa meydan okuyorlar. Şu kadar var ki icaz ve tahaddi açısından Kur’an, sünnetten ayrılır. Çünkü Kur’an’ın lafızları levhi mahfuzda yazılıdır. Onda ne Cibril’in ne de Rasulullah’ın bir tasarrufu vardır. Hadislere gelince muhtemelen onlar, sırf mana olarak Cibril’e inmiş, o da onlara ifade elbisesini giydirerek Rasule açıklayıp ilham etmiş, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem de onları fasih bir ibare ile kurallarına uygun olarak ifade etmiştir.”[41]

 

           Sünnet’in vahiy olduğuna delil olan diğer ayetler; “ :De ki; (ben, bu hakikatleri beyan eden) o peygamberlerden farklı (şeyler söyleyen) biri değilim, ne bana, ne de size ne yapılacağını da bilmem. Doğrusu (ben) ancak bana vahyedilene tabi olurum ve ben sadece (Allah’ın azabından haber veren) apaçık bir korkutucuyum.”[42]

 

           Kıblenin değiştirilmesinden bahseden Bakara suresi 144. ayeti, daha önce Beytul Makdis’in kıble olmasının emredildiğini ifade eder. Halbuki Kur’an’da böyle bir emir olmadığına göre bu emir vahyi gayri metluv olan sünnet ile olmuştur.

 

           “Hani peygamber zevcelerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Bunun üzerine o zevce bunu haber verip Allah da ona bunu açıklayınca, (peygamber) bunun ancak bir kısmını bildirmiş, bir kısmından vazgeçmişti. Artık bunu kendi eşine söyleyince o zevce; “Bunu sana kim haber verdi?” dedi. Peygamber de; “her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan (Allah) haber verdi” dedi.”[43]

 

           Kur’an’da, bu ayette geçen o hanımının ifşa ettiği haber açıklanmadığı gibi, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in söylediği söz de zikredilmemiştir. Şu halde o vahyi gayri metluv olan sünnet ile haberdar edilmiştir.

 

           Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in bütün sözleri, fiilleri ve tasarrufları Yüce Allah’ın kontrolü altındadır. Kendi ictihadıyla ortaya koyduğu dini söz ve fiillerinde yanılsa bile, bunlar da Allah Azze ve Celle tarafından düzeltilmiştir.[44] Allah Teala Onun ictihadını kesinleştirdiği sırada onun ictihadı, hükmen vahiy olur.[45]

 

           Bünyamin Erul, “Sahabenin Sünnet Anlayışı”  adlı eserinde; “…Kur’an vahyi dışında Allah- Cebrail- Rasulullah arasındaki vahiy iletişimi gayet sınırlıdır, zannedildiği gibi o kadar fazla değildir.”[46] Diyor. Bünyamin Erul, şayet Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in Cebrail aleyhisselam ile bütün görüşmelerine tanık olmuş gibi bir ifade kullanıyor. Adama “ Sen nereden biliyorsun?” diye sormazlar mı?

 



[1] Al-i İmran, 164, Bkz.: Cum’a, 2

[2] Tevbe, 128-129

[3] Tevbe, 61

[4] Enbiya, 107

[5] Cum’a, 3-4

[6] Ahmed(3/304) Darimi(1/322) Buhari(1/86, 1/113, 4/80) Müslim(mesacid, 2-3) Nesai(1/209-210) Cem’ül Fevaid(8356)

[7] Nisa; 136

[8] Nisa; 137

[9] Tevbe; 91

[10] Nur; 62

[11] A’raf, 158

[12] Fetih, 8-9

[13] Fetih, 13

[14] Hucurat, 15

[15] Tegabün, 8

[16] Tevbe, 80

[17] Buhari(24,1321,2748) Müslim(22) Begavi ŞerhusSünne(1/67) Beyhaki(2/3,3/92,4/104) İbni Mace(3927) Ebu Davud(2623) Tirmizi(2606) Ahmed(2/314,345,377,384,4/8) Nesai(5/14) Darimi(siyer,10) Şafii Müsned(s14) Mişkat(12) Hadis manen mütevatirdir.

[18] Müslim(153,240) Ahmed(2/350) Cem’ül Fevaid(20) Şerhus Sünne(1/104) Mişkat(10) İbni Kesir Tefsiri(1/90,255) İbni Kesir Şemail(s351) İbni Mende İman(88) İbni Mende Tevhid(s194) Elbani Sahiha(157) Tayalisi(43) Taberi(2/235) Suyuti elHavi(2/145) Ebu Nuaym Hilye(4/308) Ebu Avane(1/104) İbni Teymiye Fetava(4/188) Nesai Süneni Kübra(1/241) Tarhut Tesrib(7/159) Busayri İthaf(94)

[19] Buhari(cenaiz 87) Ebu Davud(sünnet,34) Ahmed(4/296) Tirmizi(kıyamet 36) İbni Teymiye Fetava(4/253)

[20] Buhari(7) Müslim(21) Tirmizi(2609) Ahmed(2/26,92,,120,143) Nesai(8/107) Şerhussünne(1/17) Mişkat(4)

[21] Bakara, 62

[22] Hakim(3/600) Vahidi Esbab-ı Nüzul(s28-29) Taberi(1/229) Suyuti DürrüMensur(1/72) İbni Ebi Ömer ve İbni Ebi Hatim’den naklen.

[23] Fahreddin Razi Tefsiri Kebir(3/54) Bkz.; İbni Kesir(1/48-49) Celaleyn(s12) Nisaburi Vedehul Burhan(1/136)

[24] Taberi(1/256) İbni Teymiye MecmuulFetava(7/430)

[25] Hadid, 28

[26] Kasas, 50

[27] Beyyine, 1-6

[28] Ahzab, 21

[29] Bkz.: En’am, 106, Yunus, 109, Ahzab, 2

[30] Kurtubi(14/102-103)

[31] Hazin Lübabut Te’vil(3/464)

[32] Kalem, 1-4

[33] Nisa, 113

[34] Bakara, 151 bkz.: Bakara, 129

[35] Al-i İmran, 164 bkz.: Cum’a, 2

[36] Ahzab, 34

[37] Bunu Katade, Hasan ve Yahya Bin Ebi Kesir radıyallahu anhum de rivayet etmiştir.; Şafii Risale(s45) Suyuti Miftahul Cenne(s.64) Taberi(2/99,4/163)  Lalekai Şerhu UsulisSünne(1/71) İbni Abdilberr Cami(1/17) Hatib elFakih(1/88) İbni Kesir(1/343) Razi Tefsir(3/474) İbni Teymiye Fetava(1/69) İbni Kuteybe  Te’vil(s.307) Abdulgani Hucciyetus Sunne(s335) Necati Kara Kur’an- Sünnet Bütünlüğü(s222) Taberi(2/99)

[38] Darimi(1/117) İbnu Kuteybe Te’vil(s166) Kurtubi(1/33) Abdurrezzak(11/255) Fezari Siyer(315) Şatıbi Muvafakat(4/24) İbni Mübarek Zühd(2/23) İbni Abdilberr Cami(496) Hatib Kifaye(s12) Kasımi Kavaid(59) Ebu Zehv Hadis(s59)Miftahul Cenne(s74)İbni Teymiye Fetava(3/314) Suyuti elHavi(1/360)  Mekhul bunu mürsel olarak rivayet eder;Ebu Davud Merasil(s361) Kurtubi(1/39) Ebu Zehv Hadis(s11)

[39] Necm, 3-4

[40] Doç.Drr.Mevlüt Güngör, “Kur’an’ın Hz.Peygamberin Sünnetine Verdiği Değer” (sempozyum tebliği) Bkz.:  Taberi(4/163) Lalekai Şerhu UsulisSünne(1/71) İbni Abdilberr Cami(1/17) İbni Kuteybe Te’vil(s307)

[41] EbulBeka Külliyat (s.722)

[42] Ahkaf, 9

[43] Tahrim, 3

[44] Bunun örnekleri için bkz.: Tevbe, 43,84, Enfal, 67, İsra, 74, Ahzab, 2,37 Abese, 1-10,Yunus, 94, En’am,35,52, Tahrim,1, Nisa, 105, Münafıkun, 6.

[45]  Bikai Nazm(19/43)Ebu Zehv elHadis(s13) Muhammed Süleyman Aşkar Ef’alirRasul(s30)

[46] Bünyamin Erul Sahabenin Sünnet Anlayışı(s226)

Bu haber 2574 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

KURAN'I KERİM

Yalan İle İlgili Ayetler

Yalan İle İlgili Ayetler Onlardan öyleleri vardır ki, dillerini kitaba doğru eğip bükerler, siz onu (bu okur göründüklerini) kitaptan sanası...

Çocuklar Kaç Yaşında Kur'an Okuyup,Hafız Olabilirler?

Çocuklar Kaç Yaşında Kur'an Okuyup,Hafız Olabilirler? Çocuğuna kur'anı öğretmek ve ezberletmek her anne-babanın isteği... Ama ne yazık ki görülüyor ki; çocuklara Kur...

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Web Sitemizi Beğendiniz mi?





Tüm Anketler

NAMAZ VAKTİ

Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.© 2010 www.sifanur.com