Şifanur
Gülistan
Üç Mescid
ANASAYFA FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ANKETLER ARŞİV İLETİŞİM PAYLAŞIM

BİR AYET - BİR HADİS

BİR AYET 

Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Siz içinizdekileri açığa vursanız da gizli tutsanız da Allah onunla sizi hesaba çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine de azab eder. Allah her şeye kadirdir.(Bakara Suresi - 284)

   BİR HADİS

"Evimle minberimin arası, Cennet bahçelerinden bir bahçedir ve minberim havzımın üzerindedir." (bk. Buhârî, Fadlı Salati Mescidi Mekke, 5; Müslim, Hac, 92; Müsned, 2/36, 236, 450, 534; 4/41)

 
Sedef Ve Egzamaya Anti-PSO İle Son

Sedef Ve Egzamaya Anti-PSO İle Son

02 - Nisan - 2014, 00:04

'Sedef ve Egzama Tedevisi'
Sedef deri hastalıklarının en önemlilerinden olup kronik, tekrarlayıcı ve sık rastlanılan bir
rahatsızlıktır. Deri örtüsünün olduğu tüm bölgeleri tutabilir...
Sedef Ve Egzama İle Yaşamak Zorunda Değilsiniz











SEDEF VE  EGZAMA  HASTALIĞI  ANTİ PSO İLE TARİHE KARIŞIYOR


SEDEF VE  EGZAMA DA TÜM LEZYONLARIN TEMİZLENMESİNDE ETKİLİ VE YARDIMCI  ÇÖZÜM OLAN

KORTİZON İÇERMEYEN

İLGİLİ  BAKANLIK ONAYLI ,

SEDEF VE EGZAMANIN SEBEP OLDUĞU TÜM YAŞAMSAL PROBLEMLERİ ORTADAN

KALDIRARAK BİR ÖMÜR SAĞLIKLI YAŞAMINIZA YARDIMCI ANTİ-PSO İLE

SEDEF VE  EGZAMA İLE  YAŞAMAK ZORUNDA KALMIYACAKSINIZ....

0442 234 66 64

0532 610 25 64  

www.anti-pso.com.tr


1.PEKİ SEDEF HASTALIĞI NEDİR?


(Tedevi Olan Hastalarımızın Resimleri İçin)

http://www.anti-pso.com.tr/hastalar.html  

Sedef deri hastalıklarının en önemlilerinden olup kronik, tekrarlayıcı ve sık rastlanılan bir
rahatsızlıktır. Deri örtüsünün olduğu tüm bölgeleri tutabilir.Saçlı deride, tırnakta, elde, ayakta,gövdede, dizde,dirsekte kısaca tepeden tırnağa bütün vücudu etkileyebilir.Ancak şiddeti kişiden kişiye değişir.Kimi hastalarda sadece bir nokta veya plaklar halinde gözlenebilirken,kimi hastalarda vücudun muhtelif alanlarına yayılarak çok geniş deri bölgelerini etkileyebilir.Şu bilinmelidir ki sedef bir cilt rahatsızlığı olup, diğer organların bozuklukları ile bir ilişkisi yoktur. Birçok kronik hastalıkta olduğu gibi belirli aralıklarla tekrarlama özelliği vardır.Bu nükslerin sıklığı, yaygınlığı bireysel olarak değişebilmekte bazen uzun yıllar boyunca hiçbir atak yaşanmaması da mümkündür. Bu son derece sık hastalığın görülme ihtimali %1-3 arasında değişmektedir.En fazla görülen bölgeler diz, dirsek,bel, saçlı deri, genital bölgedir.Tipik görüntüsünde kırmızı , net sınırlı zemin üzerinde beyaz ince kabuklanmalar şeklindedir ancak sedefin kabuk olmadan sadece kırmızı alanlar veya bu alanların üzerine eklenmiş iltihaplı toplu iğne başı büyüklüğünde püstüllerle seyreden formları da olabilir.
Genetik yatkınlığı  olan sedef özellikle 20-40 yaş gurubunda sıkça görülür.Ailesel özelliği olan bu hastalığın ebeveynlerde olması çocuklarında görülme ihtimalini artırır.
Belirli faktörler hastalığın hızlanmasına yahut ilk atağın başlamasına neden olmaktadır.Bunların başında fiziksel ve psikolojik stresler,aşırı güneş ışığı, alınan birtakım ilaçlar(ağrı kesiciler, hormon ilaçları, kortizon,tansiyon ilaçları) yer almaktadır.Hastaların rahat bir hayat sürmesi, aşırı yorgunluktan kaçınılması, mümkün olduğu kadar az ilaç tüketmesi sedefin stabil kalmasına yardımcı olur.Sedefin tipik belirtilerinden bir taneside kaşınan yada yaralanan bölgelerde yeni sedef plaklarının gelişmeye meyil göstermesidir.Bu olaya "Köebner fenomeni" denmektedir.
Klinik görüntüye bakılarak teşhis konulan sedef bazen egzema, allerjik deri hastalıkları ile karışabilmektedir.Lokal bir sedef formu olan "palmoplanter psoriasis" (el-ayak sedefi) ise el ve ayakta su toplamaları çatlak ve soyulmalar şeklinde gözlenebilir.
Kronik olan sedef hastalığı, sanıldığının aksine başarıyla tedavi edilebilen bir hastalıktır.

2. SEDEF ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

  • Plak tipi sedef (psoriazis) : Hastalığın en sık görülen türüdür. Diz ve dirseklerde kızarık, pullanan ve kabuklanmalar yapar.
  • Ters (inverse) sedef : Sıklıkla koltuk altı, kasıklar gibi derinin katlanma yerlerinde ortaya çıkar. Sıklıkla kesin tanı öncesinde diğer egzama türleriyle karışır.
  • Eritrodermik sedef : Hastanın tüm vücudunda yaygın kızarıklık ve deri dökülmesi bulunmaktadır. Hastada sıvı ve elektrolit dengesizliğine neden olabildiğinden sıklıkla hastane şartlarında tedavi edilir.
  • Damla (guttat) tipi sedef : Özellikle çocuklarda görülen sedefin bu türünde sedef yaraları damlalar şeklinde tüm vücutta görülür.

Sedef hastalığının şiddeti, görüldüğü bölgeler, ve görünüşü, çeşidine bağlı olarak değişiklik gösterir. Plak tipi psöriazis en yaygın formudur, her beş sedef hastasından dördünde bu tip görülür. Bunun dışında, guttate, püstüler, inversa psoriasis ise daha az yaygındır, eritrodermik psöriazis ise çok nadir görülür.
Tırnak sedefi ya da Tırnak psoriazisi veya Psoriatik tırnak[1], bir tür tırnak hastalığı. Sedef hastalığı (psoriazis) olanlarda % 10-78 oranda rastlanır. Tırnak sedefi, vücudun başka bölgelerine yerleşmiş sedef lezyonları ile birlikte görülebileceği gibi sadece tırnaklarla da sınırlı olabilir[1].
Tırnak psoriazisini artıran faktörler arasında, uzun tırnak, protez tırnak, kutikulayı koparmak, tırnak altındaki debrisi kaldırmak, irritanlar ve mantar enfeksiyonlarıdır.

3. SEDEF BAŞLANGICI NASILDIR?

Sedef hastalığı, üstü gümüş rengi pullarla kaplı kırmızı lekelerle yansıyan, nedeni bilinmeyen deri hastalığı. Lekeler çoğunlukla kasıntısız olduğundan, hastayı yalnızca görünüş açısından rahatsız ederler; ilaçla geçirilebilseler de, bir süre sonra yeniden belirirler. Bazı hastalarda sedef hastalığı, bir eklem iltihabıyla birlikte görülmektedir.
Sedef hastalığının (psoriasis) baş­langıç belirtileri deride kızarma ve pullanmadır. Hastalık, ömür boyu bir­kaç cilt lekesiyle sınırlı kalabileceği gibi, tüm vücuda yayılıp sonu ölüme kadar varan eklem iltihaplarına da yol açabilir. Kalıtsal etkenlerin sedef has­talığında belirleyici bir rol oynadığı kabul edilmektedir. Ama kalıtım yo­luyla doğrudan hastalığın kendisinin değil, hastalığa karşı bir yatkınlığın geçtiği düşünülmektedir. Sedef hastalı­ğı olan kişilerin çocukları ya da akra­baları arasında hastalanma olasılığı, öteki kişilerden daha yüksektir. Hasta­lığın görülme sıklığı yüzde 2′dir. Se­def hastalığı olanların akrabalarının yüzde 6,4′ünde hastalık başlangıç ev-resindedir. Çocuklarla yaşlılarda ender olarak ortaya çıkar. Çoğunlukla 20-50 yaş arasındaki kişilerde başlar.
Nedenleri
Sedef hastalığının nedenlerine ilişkin birçok varsayım ve kuram vardır. Deri metabolizmasındaki değişimler hasta­lığın nedeni olmaktan çok sonucudur. Bu değişimler Özellikle nükleoprotein sentezi ve yıkımıyla ilgilidir. Sedef hastalığından etkilenmiş üstderinin (epidermis) tabanındaki hücrelerin boynuzsu katmana sağlıklı hücrelerden daha çabuk ulaşmasından da anlaşıla­cağı gibi, bu hücrelerin yenilenme hızı artmıştır. Üstderi tabanındaki normal hücreler 20-30 gün arasında yüzeye ulaşır.
Oysa sedef hastalıklı deride bu süre 4 günü bulmaz. Bu hızlı göç, boy­nuzsu katmanda hücre birikmesine yol açar. Sonuç, hastalığın tipik klinik bul­guları olan pullanma ve hiperkeratoz-dur (aşın keratin oluşumu). Gene hızlı hücre göçü sonucunda boynuzsu kat­man hücreleri çekirdeklerini yitirmezSedef hastalığının nedenlerine ilişkin birçok varsayım ve kuram vardır. Deri metabolizmasındaki değişimler hasta­lığın nedeni olmaktan çok sonucudur. Bu değişimler Özellikle nükleoprotein sentezi ve yıkımıyla ilgilidir. Sedef hastalığından etkilenmiş üstderinin (epidermis) tabanındaki hücrelerin boynuzsu katmana sağlıklı hücrelerden daha çabuk ulaşmasından da anlaşıla­cağı gibi, bu hücrelerin yenilenme hızı artmıştır. Üstderi tabanındaki normal hücreler 20-30 gün arasında yüzeye ulaşır.
Oysa sedef hastalıklı deride bu süre 4 günü bulmaz. Bu hızlı göç, boy­nuzsu katmanda hücre birikmesine yol açar. Sonuç, hastalığın tipik klinik bul­guları olan pullanma ve hiperkeratoz-dur (aşın keratin oluşumu). Gene hızlı hücre göçü sonucunda boynuzsu kat­man hücreleri çekirdeklerini yitirmezler. “Parakeratoz” olarak tanımlanan bu olay dikensi tabakanın kalınlaşma­sına ve dermiş papİUalannın (deri me­mecikleri) uzamasına yol açar. Böyle­likle papillalar iplik gibi ince uzun bir biçim alır. Her dermiş papillasında kıl­cal damar bulunduğundan, sedef hasta­lığı lezyonu kaşındığında papillanın en dış katmam kazınır ve kılcal damar ze­delenerek kanar.

Belirtileri
Sedef hastalığının klinik belirtilerinin birçoğu, hastalığın dokularda yol açtı­ğı değişikliklerin incelenmesiyle açıklanabilir. Sedef hastalığı başta saçlı deriyi seçer ve yüzde görülmez. Ayrı­ca diz, dirsekler ve kuyruksokumu de­risi sedef hastalığının sık görüldüğü bölgelerdir. Ama hastalığın tüm vücut­ta görülebileceğini de unutmamak ge­rekir. Lezyonlar çeşitli büyüklükte ola­bilir. Madeni para büyüklüğünde, avuç içi kadar ya da daha büyük lezyonlar görülebilir. Bu lezyonlann büyüyüp birleşmesiyle geniş alanları, hatta tüm deriyi etkileyen (eritrodermik ya da genelleşmiş) sedef hastalığı biçimi or­taya çıkabilir. Hastalık genellikle yuvarlak ve ku­ru küçük lezyonlarla başlar; gümüş renginde pullanma görülür. Daha son­ra lezyonlar yayılır ve deri üstünde bir harita görünümü alabilir. Hastalığın bir başka biçimi dışa açık cilt yüzeyleri yerine koltukaltı, kasık gibi içe dönük yüzeyleri etkileyen “ters dönmüş” se­def hastalığıdır.
Eklem hastalığıyla seyreden (artropatik) sedef de belirtile­rinin ağırlığı ve yol açtığı ciddi komplikasyonlar nedeniyle önem taşır. Has­talığın bu biçiminden etkilenmiş kişile­rin çoğunda eklem yakınmaları vardır. Bazı hastalarda az sayıda ve küçük ek­lemlerde ağrıya rastlanırken, bazıların­da hemen hemen tüm eklemler yavaş ilerleyen bir biçimde etkilenip şişer. Yineleyen eklem iltihabı (artrit) nöbet­leri sonucu ağır hareket bozuklukları, eklem başlarında hasar, parmaklarda tipik biçim bozuklukları ortaya çıkar. Genellikle kaşıntı görülmezse de, ba­zen özellikle saçlı deride kaşıntı olabi­lir. Eritrodermi gibi sıklıkla yanlış te­davi sonucu gelişen komplikasyonlar ve sedef hastalığı artriti dışında, hasta­ların genel durumu iyidir. Sedef hastalığı püstüllü biçimle kendini gösterebilir. Bu tablo uzun sü­re önce başlamış klasik sedef hastalığı­nın gidişi sırasında görülebileceği gibi, ilk belirti olarak da ortaya çıkabilir. Püstüllü sedef hastalığı, genellikle yüz, taban ve avuç dışındaki bölgelerde yaygın olarak görülür. Başka bölgeler­de hiçbir hastalık belirtisi olmadan ta­ban ve avuçlarda püstüllü sedef hasta­lığına rastlanabilmesi ilginçtir. Püstül-ler genellikle birincil biçimin kızartılı alanlarında birkaç saat (ya da 1-2 gün) sonra gelişir.

Uzun süredir var olan lezyonlann kenarlarında da belirebilir-ler. Pullanma genellikle birkaç gün sonra ortaya çıkar. Hastalığın püstüllü biçiminde bazen yüksek ateş ve halsiz­lik görülür. Hastanın genel durumu bo­zuktur ve hastalık ağır gidişlidir. Ayak bileklerinde şişlik olabilir. Bu sistemik belirtiler, deriye ilişkin belirtilerle ko­şut bir gelişme gösterir. Yoğun pullan­ma dönemlerinde sistemik belirtiler geriler, hatta kaybolur. Mukozalar püs­tüllü sedef hastalığından çok seyrek et­kilenir. Püstüllü sedef hastalığı tipik bir ge­lişim gösterir. Deri lezyonlan sürekli biçim değiştirir; kızartılı, püstüllü ve pullu lezyonlar birbirini izler. İyileşme dönemleri kısa sürer, ama uzun dö­nemdeki gidişi iyidir. Seyrek de olsa kötü huylu bir gidiş görülür; bu durumda ağır komplikasyonlar ortaya çı­kabilir. Püstüllü sedef hastalığı bebeklerde çok seyrek görülür. Bazen doğumda/ ve ilk aylarda ya da 1-2 yaşında ortaya çıkar. Klinik tablo püstül ve yüksek ateşle aniden başlar. Deri belirtileri kanım yan bölümlerinde, koltukaltında ve kasıktaki kıvrımlarda görülür. Be­lirtiler sıklıkla yanıltıcı görüntü ver­diklerinden, sedef hastalığı tanısı ge­nellikle ilk belirtiden yıllar sonra konur.

4. KİMLER SEDEFE YAKALANIR

Sedef, kadınlarda erkeklerden biraz daha sık görülür. Çoğunlukla 15-35 yaş arasında ortaya çıkar. Bununla birlikte bebekler ve yaşlılar dahil herhangi bir yaşta görülebilir.

http://www.anti-pso.com.tr/hastalar.html (Tedevi Olan Hastalarımızın Resimleri İçin)

5. SEDEF BULAŞICI MIDIR?

Psoriasis de denen sedef, hastalığın bulunduğu yerde kızarıklık şeklinde kendini gösteren, zaman zaman ortaya çıkan, müzmin bir deri hastalığıdır. Derinin üst tabakasının kalınlaşıp, büyümesiyle sedef renginde kabuklanmalar görülür. Deri birkaç günde bir kendini yenilemeye başlar. Derinin üstünde ölü hücre tabakası artmıştır.
Vücudun bir çok bölgesinde belirtisi görülse de, sıklıkla dirsekler, dizler, saçlı deri, bel bölgesi ve tırnaklarda ortaya çıkar. Bazı hastalarda hafif, bazılarında şiddetli seyreder. Vücudun bir çok yerinde sedef şeklindeki kızarıklık ve kabuklanma görülebilir. Tedavi edilebilir bir sorundur.

Toplumun ortalama yüzde 2′sinde görülür. Bu durum hastalığın ne kadar sık görüldüğünü ortaya koyar. Genç yaşta ortaya çıkma ihtimali daha fazladır. Ailede bu hastalığın olması, sedef hastası olma eğilimini arttırır. Ayrıca sedef, mikropların neden olmadığı bir hastalık olduğundan, bulaşıcı değildir.

6. SEDEFLER BİRBİRİNE BENZER Mİ?

Hayır. Sedefin değişik şekilleri vardır. Çocuklardaki hastalık ile erişkinlerde ve yaşlılardaki hastalık, farklı özellikler gösterebilir. Çocuklarda yeni başlamış olduğu için küçük çaplı ve kırmızı renkli, üzeri kepekli belirtiler görülür. Erişkinlerde her tür belirti görülmekle birlikte, genellikle çocuklardakilere benzeyen daha büyük çapta belirtiler vardır. Yaşlılarda ise, hastalık uzun süreden beri devam ettiği için daha büyük çapta, çocuklardakine oranla daha soluk renkte ve üzerinde kepekten çok deri kalınlaşması halinde belirtiler görülür. Ancak hastalığın alevlendiği dönemlerde, yaşlılarda bile kırmızı ve kepekli belirtiler ortaya çıkar.
Sedef hafif dereceden ortaya ve sakatlığa yol açacak derecede ciddi seyredebilir.

7. SAÇTA SEDEF?

Saçlı deride görülenler, sedef hastalığının en sık rastlanan belirtile­ridir. Kenarları kızarık, yuvarlak ve sınırları belirgin lekeler ortaya çıkar. Hastalık bölgeleri birbirinden ayrı ya da yaygın olarak görü­lebilir. Bu Özellikleriyle sedef hastalığı, öteki deri hastalıklarından ayırt edilir. Ayrıca sedef hastalığında saçlar kökte birbirine yapışık değildir ve çekildiklerinde yağlı bir kabuk kalkmaz. Sedef hastalığı saç dökülmesini etkilememekle birlikte, hastalıklı bölgede kan top­lanmasına yol açarak kaşıntıya, kolay kanamaya ve saçlı derinin kurumasına neden olur.


ANTİ-PSO LOSYON:www.anti-pso.com.tr
Sorunlu bölgelere gün içerisinde en az beş(5) defa olmak üzere losyon damlatılarak pamuk ya da gazlı bezle masaj yapılır, losyon yüzeyde kayboluncaya kadar sürülür. Losyonun miktarı sorunlu bölgenin büyüklüğü ve genişliğine göre artırılıp azaltılabilir. ÜRÜN KULLANILDIKTAN SONRA GÜNEŞ KARŞISINDA VEYA SOBA GİBİ BİR ISI KAYNAĞI KARŞISINDA KURUTULMASI ÖNERİLEN KULLANIM ŞEKLİDİR.


ANTİ-PSO ŞAMPUAN :www.anti-pso.com.tr

Banyoda ANTİ-PSO şampuan kullanılır veya sadece sorunlu bölgelerin temizliği bu şampuanla yapılır. Sorunlu bölgeler tamamen kayboluncaya kadar bu şampuanın kullanılması şarttır. Çünkü sabun, vücut jeli, şampuan vs gibi ürünler vücutta sorunun daha hızla yayılmasına, çatlama ve ağrılara sebep olmaktadır.
Bu şampuan her cilt ve saç tipi için uygun olarak üretilmiştir.




ANTİ-PSO KREM:www.anti-pso.com.tr
Her gece yatmadan önce ve gün içerinde 3-4 saat gibi uzun süreli losyon kullanılmayacağı durumlarda krem lezyonlu bölgelere sürülür. Gece sabaha kadar lezyonlu bölgeler ürünle kaldığı için nemlenir ve pullar daha kolay temizlenir.

NOT : Çocukların erişemeyeceği yerde oda sıcaklığında muhafaza ediniz. Isı ve ışıktan koruyunuz. Gözle temasından kaçınınız. Açılmış ambalajları almayınız.

www.anti-pso.com.tr

ÜRÜNÜN İÇİNDEKİLER

Malva Vulgaris
Sodium Lauryl Sulfate
Cocamide DEA
Panthenol
Ascorbic Acid / Quaternium
Glikol Acid / Cidric Acid
Polyquaternium / Quaternium
Glikol Distearate / Stearate
EDTA
Urtica diocia
Hypericum perforatum
Fumaria officinalis
Alkyl amido propyl betaine
Plantago Lanceolata
Teqquard DMDMH
Deionized water


ÜRÜNÜN YETERLİLİKLERİ

- ISO 9001 : 2008 Belgelidir.
- T.C. TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜ marka tescil belgelidir. Marka No: 2008 59829 - ticaret anti-PSO
- Sağlık Bakanlığının izni ile üretilmiştir.
- Hıfsısıhha merkez başkanlığı gıda güvenliği ve beslenme araştırma müdürlüğü ilgili analiz raporu ile içerisinde kesinlikle kortizon bulunmamaktadır. İlgili rapor No: 1
- Çeşitli üniversitelerden ve Sağlık Bakanlığı ile ona bağlı kurumlardan alınan güvenirlilik ve yeterlilik belgeleri :
Not: İlgili kurumların yönetmelikleri gereği kurum isimleri karartılmıştır
Belge 1: Belge 2: Belge 3: Belge 4: Belge 5: Belge 6: Belge 8:
Belge 9: Belge 10: Belge 11: Belge 12: Belge 13: Belge 14: Belge 15:

0442 234 66 64

0532 610 25 64  

www.anti-pso.com.tr

Bu haber 13135 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

SAĞLIK

Konjac Süngeri Ve Faydaları

Konjac Süngeri Ve Faydaları CİLDİ CANLANDIRIR. • HASSAS BİR ŞEKİLDE CİLDE PEELING YAPAR VE

Sülük Ve Faydaları

Sülük Ve Faydaları Sülük tedavisinden şifa bekliyorsanız cildi ısıtmalı ve kokulardan...

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Web Sitemizi Beğendiniz mi?





Tüm Anketler

NAMAZ VAKTİ

Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.© 2010 www.sifanur.com